Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi

Türkiye'nin ilk tıbbi bitkiler bahçesi
ekosistemimizin farkına varmak için fırsat sunuyor..

Kimyasal katkısız yetişen 700'ü aşkın tıbbi bitki,
sera, herbarium, laboratuar..

Ev tıbbı seminerleri, atölye çalışmaları,
çocuk programları, staj imkanları, yayınlar..

Geçmişle bugünü buluşturan
geleneksel tıp festivali..

Biyoçeşitliliğin korunup geliştirilmesine,
tıbbi bitkilerin etkin ve güvenli kullanımına katkı..

Ayşegül Bartholomew

 

Dokunarak tedavi, antik çağlardan bu yana her kültürde çeşitli şekillerde uygulanmış ve gelişerek bugünkü halini almıştır. Günümüzde uygulanan bazı masaj teknikleri şunlardır:

İsveç masajı: 19. yüzyılda  İsveçli doktor Ling tarafından geliştirilmiştir. Sinirler, kaslar, bezler ve dolaşım üzerinde etkilidir. Bitkisel yağlarla yapılır. 45-60 dakika sürer. Kan dolaşımını hızlandırır, kasları gevşetir, kas ağrılarını geçirir, bağ dokusunu kuvvetlendirir, ruhsal gerilime iyi gelir. Özellikle sporcularda uygulanır.

Manuel lenf drenajı: Lenfatik dolaşım, dokulara besin taşır, toksinleri uzaklaştırır, bağışıklık sistemini güçlendirerek bedeni enfeksiyonlardan korur. 1930 yılında Dr. Vodder tarafından geliştirilen bu masaj, vücudun uç noktalarından kalbe doğru, lenf akışını takip ederek yapılır. Ortalama 45 dakika sürer. Lenf sıvısının akışını hızlandırır, vücuttaki ödemi atar, ağrıları geçirir, bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Özellikle kanserli hastalarda uygulanır. Son yıllarda, estetik amaçlı olarak selülit tedavisinde kullanılmaktadır.

Refleksoloji: Doğu kökenli bu teknik, 20. yüzyıl başlarında Dr. Fitzgerald tarafından geliştirilerek bugünkü halini almıştır. Ayak tabanında, bedenin tüm bölgelerine, organlarına ve sistemlerine karşılık gelen refleks noktaları olduğu ilkesine dayanır. Özel el ve parmak teknikleriyle bu refleks noktalarına baskı uygulanarak vücudun belli bölgelerinde bloke olmuş enerjinin serbest kalması sağlanır. Ortalama 45 dakika sürer. Ağrıları dindirir, stresi azaltır, rahatlatır; migren, sinüzit, astım, kabızlık, hazımsızlık, romatizma ve daha pekçok rahatsızlıkta olumlu sonuç verir.

Shiatsu ve Akupressür: Bu terapiler yaklaşık 4000 sene öncesine dayanan Çin akupunkturuyla aynı ilkeyi paylaşır. Bu ilkeye göre, vücutta, organlarla ve ruh haliyle bağlantılı sanal kanallar (meridyen) vardır ve içlerinde hayat enerjisi “chi” dolaşır. Bu kanallar çeşitli nedenlerle tıkandığında enerji vücudu besleyemez ve hastalıklar ortaya çıkar. Hastalıkları tedavi etmek için kanallardaki tıkanıklıkların açılması gerekir.

Shiatsu: Japonca’da “shi” “parmak”, “atsu” “basınç” anlamına gelir. 20. yüzyıl başlarında Japonlar tarafından geliştirilip dünyaya yayılmıştır. Parmaklar, avuç içleri, bazan dirsekler, dizler ve hatta ayaklar kullanılarak kanalların açılmasına çalışılır. 90 dakika sürer. Ağrıları geçirir, stresi azaltır, uyku kalitesini arttırır, sinir sistemi ve dolaşım sistemini düzenler, salgı bezlerinin çalışmasını olumlu yönde etkiler, romatizma, kireçlenme ve daha pekçok rahatsızlıkta olumlu sonuç verir.

Akupressür: Çin’de yaygındır. Birkaç dakika süreyle, vücuttaki akupunktur noktalarına parmaklarla baskı uygulanır. Belirli rahatsızlıklar için belirli noktalar kullanılır. Baş, bel ve boyun ağrıları, soğuk algınlığı, hazımsızlık, uykusuzluk, yorgunluk, gerginlik gibi durumlarda faydalıdır. Acil durumlarda ilkyardım amacıyla uygulandığında hayat kurtarıcı olabilir.

Masaj terapilerinin en önemli faydası, bağışıklık sistemini kuvvetlendirip hastalıkları engellemek ve vücudun kendini iyileştirme sistemini harekete geçirmektir. Belli noktalara baskı yaparak ağrıları geçirmek ve böylece ilaç tüketimini azaltmak mümkündür.