Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi

Türkiye'nin ilk tıbbi bitkiler bahçesi
ekosistemimizin farkına varmak için fırsat sunuyor..

Kimyasal katkısız yetişen 700'ü aşkın tıbbi bitki,
sera, herbarium, laboratuar..

Ev tıbbı seminerleri, atölye çalışmaları,
çocuk programları, staj imkanları, yayınlar..

Geçmişle bugünü buluşturan
geleneksel tıp festivali..

Biyoçeşitliliğin korunup geliştirilmesine,
tıbbi bitkilerin etkin ve güvenli kullanımına katkı..

Uz.Dr. Faruk Öndağ

 

Hipnozun tedavi amacıyla kullanılması insanlık tarihi kadar eskidir. İlk olarak, din, büyü ve tıbbın bir olduğu zamanlarda dinî ayinlerde kullanılmıştır. O dönemlerde hekimlerin özel, mistik, doğaüstü güçlere sahip olduklarına inanılırdı. Hasta, özel olarak hazırlanmış döşeğinde yatarken din adamı-büyücü-hekim şifalı bitkilerle gerekli müdahaleyi yapar, etrafında dans eder, tütsüler tüttürür, hastanın iyileşeceğine dair mutlak bir inançla “trans”a geçerdi. Çevredeki insanlar da, özel çalgılarla tutulan ritm eşliğinde şifa amacıyla dans eder ve hekimle beraber transa geçerdi. Şifalı bitkilerin ve insan vücudunun mucizevî iyileşme enerjisinin birleşmesiyle, bu süreç genellikle şifa ile sonuçlanırdı. Trans, hekimlerin kutsal kimliklerinden sıyrılmasından sonra da, tedavi amacıyla her medeniyette kullanılmıştır.

Batı tıbbında trans, Viyana Tıp Fakültesi mezunu Franz Anton Mesmer (1734-1815) ile üne kavuşmuştur. Mesmer, “animal magnetizm” (hayvan manyetizması) teorisini ileri sürmüş, hipnozun, hipnozitörden hastaya akan bir manyetizma şekli olduğunu, bu manyetizma akışı ile hastalıkların tedavi edilebileceğini iddia etmiştir. Birçok vakada olumlu sonuç elde etmesine rağmen teorileri ciddiye alınmamış ve pekçok meslektaşı tarafından şarlatan addedilmiştir. Muhalif yaklaşımların etkisiyle Paris’te çalışmaya başlayan Mesmer, mıknatısları kullanarak daha çok manyetizma ağırlıklı çalışmış, çalışmalarına mistik bir hava vermeyi de ihmal etmemiştir. Bu farklı ve etkileyici yaklaşım sayesinde hızla popüler hale gelmiştir. Avrupa’nın dört bir yanından hastalar gelmiş, tıp camiası, bu açıklanması çok zor ama bir o kadar da etkileyici çalışmaları yakından takip etmiş, pekçok hekim bu metodları öğrenmek üzere Mesmer’e başvurmuştur. Mesmer’in ölümünden sonra, teorileri öğrencileri tarafından canlı tutulmuş ve yürütülen çalışmalar “Mesmerizm” olarak adlandırılmıştır.

Sonraki yıllarda İngiliz hekim James Braid (1795-1860) transa “hypnos” ismini vermiştir. Bu isim, Olimpos dağında bütün tanrı ve tanrıçaları uyutabilen, gece tanrıçasının oğlu ve ölüm tanrısının kardeşi olan uyku tanrısı “Hypnos”tan gelir. Çünkü, hipnotize olmuş kişi dışarıdan bakıldığında uyuyormuş gibi algılanır. Transın bizdeki karşılığı ise, sunî uyku mânâsına gelen “nevm-î sınâî”dir.

Gelişen laboratuar tıbbı ve psikiyatri alanındaki Freud etkisi, transı gölgede bırakmıştır. Ancak, beyin fonksiyonlarının aydınlanmaya başlamasıyla transın uyku değil, özel bir uyanıklık hali olduğununun anlaşılması ve trans halindeki insanın çevresel baskılardan ve komplekslerinden uzak kalarak büyük bir iyileşme gücü ortaya çıkartabilmesi, transın, 1965’te British Medical Association, 1958’de American Medical Association tarafından bir tıbbî teşhis ve tedavi metodu olarak kabul edilmesini sağlamıştır.

 

Günümüze kadar kullanılan belli başlı trans teknikleri şunlardır: 

1. Animal magnetizm dönemlerinde trans meydana getirmek için manyetik akışın parmaklarla, manyetik çubuklarla noktaya doğrultulması

2. “Pas” adı verilen ve belli noktalara yapılan el, parmak uygulamaları

3. İki gözün ortasındaki glabella  noktasına bakıp telkinde bulunarak trans meydana getirme

4. Parlak bir cisme baktırarak trans meydana getirme

5. - Daha çok toplu seanslarda- multivizyon tekniği ile trans meydana getirme

6. Sedatif bir hipnotik ilaçla transa hazırlama

7. Dikkatin tespiti ve sözle telkin

 

Bu teknikler belli bir sıra içinde uygulanır:

1. Hastanın hazırlanması

2. Telkin edilebilirlik testlerinin yapılması

3. Transın meydana getirilmesi

4. Transın derinleştirilmesi

5. Gerekli fenomenlerin (katalepsi, anestezi, paralizi, amnezi vb.) meydana getirilmesi

6. Operasyonun uygulanması veya gerekli telkinlerin verilmesi

7. Meydana getirilmiş fenomenlerin ortadan kaldırılması

8. Hipnoz-sonrası telkinlerin verilmesi

9.  Hipnotize edilen kişinin (suje) dehipnotizasyonu

10. Uyanmanın tam olup olmadığının kontrolü

11. Kişinin salıverilmesi

Dünya literatüründe birçok hipnoz çeşidi vardır. Belli başlıları şunlardır:

1. Hetero hipnoz: Süje veya süje topluluğunun, hipnozitör tarafından, çeşitli teknikler kullanılmak suretiyle hipnotize edilmesidir.

a) Ferdî hipnoz

b) Grup hipnozu

c) Toplu hipnoz

d) Kitlesel hipnoz

2. Oto-hipnoz

a) Hipnoz-sonrası telkine dayalı oto-hipnoz: Daha önce başka biri tarafından hipnotize edilen süjenin, hipnoz sırasında kendisine verilen telkinlerin yardımı ile daha sonra kendini hipnotize etmesidir.

b) Oto-hipnozun özel usullerle elde edilmesi: Süjenin, hipnozitöre ihtiyaç duymadan kendi kendini hipnotize etmesidir.

3. Özel hipnoz halleri ve hipnoza benzeyen durumlar

a) Yol hipnozu

b) Televizyon hipnozu

c) Berber hipnozu

d) Annenin ve değirmencinin hipnozu

4. İlaçla hipnoz

Psikiyatri, cerrahi, jinekoloji, pediatri, dermatoloji, diş hekimliği, spor ve hukukta kullanılabilen hipnoz eğitime yönelik olarak şu faydaları sağlayabilmektedir: Ders çalışma, ezberleme, hafızayı kuvvetlendirme, okulu-öğretmeni-dersi-soruyu sevme, konsantrasyon sağlama, motivasyon sağlama, stresi giderme, hedef oluşturma, özgüven oluşturma, iyi alışkanlıklar kazanma (kitap okuma vb.)