Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi

Türkiye'nin ilk tıbbi bitkiler bahçesi
ekosistemimizin farkına varmak için fırsat sunuyor..

Kimyasal katkısız yetişen 700'ü aşkın tıbbi bitki,
sera, herbarium, laboratuar..

Ev tıbbı seminerleri, atölye çalışmaları,
çocuk programları, staj imkanları, yayınlar..

Geçmişle bugünü buluşturan
geleneksel tıp festivali..

Biyoçeşitliliğin korunup geliştirilmesine,
tıbbi bitkilerin etkin ve güvenli kullanımına katkı..

A. Seda Coşkun

 

Eski Yunanca’da “hippos” “at” demektir. Atla terapi, atın sırt hareketlerinden faydalanarak fiziksel kabiliyeti iyileştirmeyi ve geliştirmeyi esas alan bir terapi yöntemdir.

Atların tedavideki faydalarının keşfedilmesi Antik Yunan dönemine dayanmaktadır. Hipokrat (İÖ. 460-377) “Doğal Eksersiz” adlı yazısında ata binmekten bahsetmiştir. İtalyan Merkurialis 1569’da yazdığı “Jimnastik Sanatı” adlı eserinde, Fransız Tissot ise 1780’de yazdığı “Medikal ve Cerrahi Jimnastik” adlı eserinde ata binmenin en faydalı yürüyüş şekli olduğunu yazmıştır. İngiltere, bu yüzyılın başlarında atların faydalarını keşfetmiş, engellilerde ve İkinci Dünya Savaşında yaralanan askerlerde atla terapi yöntemini uygulamıştır. 1952’de, Liz Hartel’in çocuk felçli olmasına rağmen binicilik dalında gümüş madalya kazanması uzmanların dikkatini çekmiştir. Avrupa’da atla terapi yöntemini uygulayan merkezler kurulmaya başlanmış, bu merkezler zaman içinde yayılmıştır. Almanya, Avusturya ve İsviçre, atla terapinin medikal modelini oluşturmada, geliştirmede ve uygulamada başı çekmişlerdir. Bugün dünyanın pekçok ülkesinde uygulanan bu yöntem özellikle engellilerin rehabilitasyonunda başarıyla kullanılmaktadır.

Atla terapi, özel at eğitmeni, fizyoterapist, konuşma terapisti, iş-uğraşı terapisti, özel eğitim uzmanı ve gönüllülerden oluşan özel bir ekiple uygulanır. Terapide kullanılacak atın kabul edici, uysal, güvenilir, öğrenmeye açık, dikkatli, ileri gidici, atletik, dengeli olması ve beklenmedik davranışlarda bulunmaması gerekir. Bireysel olarak veya grup halinde (2-5 kişi) uygulanabilir. At binme teknikleri uygulanırken kişinin psikolojik, duyusal, sosyal tutumları ve özel ihtiyaçları da göz önünde bulundurulur. Atın hareketleri binicinin vücudu üzerinde dinamik etkilere sahiptir. Atın sırt hareketlerine müdahale edilmez, kişinin bu hareketlere uyum sağlamasına çalışılır. Terapi amaçlı ata binme seansları genellikle beş aşamada uygulanır: atla tanışma, ısınma, çalışma, gevşeme, vedalaşma.    

Atla terapi, dört temel bölümde incelenir:
1) Terapi: At aktivitelerinin fiziksel, psikolojik, duyusal, davranışsal, iletişimsel bozukluk ve uyumsuzlukların giderilmesinde bir araç olarak kullanılmasıdır. Ata binme, gelişim terapisi ve at destekli psikoterapi alt gruplarını içermektedir.

 2) Rekreasyonel aktivite: Eğlenmek, dinlemek, sosyal iletişimi arttırmak ve yaşamdan keyif almak amacıyla yapılan binicilik aktiviteleridir. Yaşam kalitesini arttıran, eğlendirici ve rahatlatıcı deneyimlerdir.

 3) Spor: Engellileri binicilik müsabakalarına ve özel olimpiyatlara hazırlanmak için yapılan aktiviteleri içerir. Türkiye’de bu alanda, Engellilere Binicilik ve Atla Terapi Derneği (EBAT), Zihinsel Engelliler Spor Federasyonu ve Türkiye Binicilik Federasyonu çeşitli çalışmalar yapmaktadır.

4) Eğitim: Atla yapılan çalışmalar engellileri fiziksel, psikososyal, duyusal ve davranışsal yönlerden geliştirmeyi amaçlamakla beraber becerilerinin gelişmesine de imkân tanır. At, bu amaçlara ulaşılması konusunda kuvvetli bir motivasyon aracıdır.

Atla terapinin pekçok faydası vardır:           

Fizyolojik faydaları:

- Pelvis ve bel bölgesi mobilitesini arttırır.

- Eklem hareketliliğini geliştirir.

- Kas tonusunu arttırarak kas kuvvetini geliştirir.

- Doğru yürüyüş paternini geliştirir.

- Denge reflekslerini uyararak gövde dengesini geliştirir.

- Baş ve gövde kontrolünü arttırarak düzgün durmaya yardımcı olur.

- Spastisiteyi ve kontraktürleri azaltır.

- Patolojik refleksleri azaltır veya ortadan kaldırır.

- Dolaşım sistemini geliştirir.

- Solunum sistemini geliştirir.

- Mesane kontrolünü geliştirir, bağırsağın itme hareketini uyararak kabızlığı giderir. 

- Metabolizmayı hızlandırır.

Psikolojik faydaları:

- Atlarla ve personelle kurulan ilişkiler olumlu duyusal deneyimler yaşatır. 

- Binicilik aşamalarının başarılması ve korku/endişenin yenilmesi kişinin kendine olan güvenini ve saygısını arttırır. 

- Gevşeme hissi verir.

- Eğlendirir ve mutlu eder.

- Yaşama sevinci kazandırır.  

Zihinsel faydaları:

- Binicilik ve buna bağlı oyun ve eksersizler motivasyonu arttırır ve öğrenmeyi kolaylaştırır. 

Sosyal faydaları:

- Bireylere grup çalışması çerçevesinde akranları ile etkileşimde bulunma imkanı tanır.

- Sosyal iletişimi arttırır.

Atla terapi, bu özellikleri dolayısıyla aşağıdaki durumlarda başarıyla kullanılmaktadır:

- Kafa travmaları                 

- Beyin kanaması

- Serebral vasküler hastalıklar

- Omurilik yaralanmaları

- Spina bfida

- İşlevsel bel kemiği eğriliği

- Serebral felç

- Multiple skleroz (MS)

- Nöromuskoskeletal işlev bozuklukları

- Amputasyonlar

- Normal olmayan vücut direnci

- Kan hastalıkları

- Serebral palsy

- Down sendromu

- Otizm

- Zeka geriliği

- Geç gelişme

- Gelişim anomalileri

- Duyu sinirlerinde işlev eksikliği

- Görme bozuklukları

- İşitme bozuklukları

- Konuşma bozuklukları

- Öğrenme bozuklukları

- Algılama, motivasyon ve konsantrasyon ile ilgili limbik sistem bozuklukları

- Hareket kabiliyetinin azalması

- Dengede duyarlılık eksikliği

- Duruşu kontrol edememe

- Duruşta asimetri

- Oturma, kalkma, yürüme gibi sinirsel becerilerde bozukluk

- Koordinasyon eksikliği

- Psikolojik bozukluklar

- İletişim eksikliği

Ata binme kişinin hastalığının kötüye gitmesine sebep oluyorsa o kişi için uygun değildir. En eğitimli atlar bile korktukları anda “dövüş-kaç” taktiği uygularlar ve hızlı hareket ederler; atların bu hareketlerine uyum sağlayamayan kişiler için ata binme tehlikeli olabilir.