Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi

Türkiye'nin ilk tıbbi bitkiler bahçesi
ekosistemimizin farkına varmak için fırsat sunuyor..

Kimyasal katkısız yetişen 700'ü aşkın tıbbi bitki,
sera, herbarium, laboratuar..

Ev tıbbı seminerleri, atölye çalışmaları,
çocuk programları, staj imkanları, yayınlar..

Geçmişle bugünü buluşturan
geleneksel tıp festivali..

Biyoçeşitliliğin korunup geliştirilmesine,
tıbbi bitkilerin etkin ve güvenli kullanımına katkı..

Dr. Muhammed Ömer Nazar

 

Uygur tıbbı, Orta Asya’da yaşayan Türk kavimlerinin, İslamiyet’ten önceki 3000 yıllık Şamanizm döneminde ve sonrasında büyük gelişme göstermiştir. Rejim ve yönetim değişiklikleri sırasında, yılların birikimi olan pekçok kıymetli eser yakılıp yok edilmiş olsa da Uygur halkının tedavi metodları günümüze kadar ulaşmıştır.

Uygur tıbbı bugünkü modern tıbbın temelini oluşturur. Modern tıbbın temelleri, Batı’nın iddia ettiği gibi Hipokrat tarafından değil, Hipokrat’tan asırlar önce yaşamış ve Şamanistlerin meşhur lideri filozof Salak döneminde, Türk kavimleri içinde yetişmiş tıp âlimleri tarafından atılmıştır.

Uygur milletini temsil eden kabileler, sağlıklarını korumak ve hastalıklarını tedavi etmek için “em-irem” (önleme-tedavi etme) yöntemini kullanmış, bu yöntem dahilinde şifalı bitkilerden istifade etmiş ve bu bitkilerin ziraatını yapmışlardır. 

Milattan önce Altın Yolu, milattan sonra ise İpek Yolu sayesinde Asya ve Avrupa arasında maddi alışveriş yanında kültür alışverişi de gerçekleşmiştir. Uygur tıbbı,

gelişimi sırasında başka kültürlerden etkilenmiş olsa da, kendine has bir bakış açısına sahiptir.

Yunanlı filozof, hekim, yazar ve gezgin Hipokrat (İÖ. 460-377), İskit tıbbının etkisinde kalmış ve Batı’ya yaymıştır. İskit halkı Orta Asya’dan gelip Karadeniz kıyılarına yerleşmiştir. Hipokrat, Karadeniz’e gelerek o tarihlerde çok yüksek seviyede olan İskit tıbbını incelemiş, tıbbın temelini oluşturan dört maddenin (ateş, hava, su, toprak) ve bunların insan vücudundaki etkileri sonucunda oluşan dört “hılıt”ın (safra, kan, balgam, sevda) varlığını kabul etmiş, bu tıbbın etkisinde kaldığını kitaplarında belirtmiştir. Hipokrat’ın ikinci kitabı İskitler’in ve Orta Asya halklarının tıbbi atasözlerini içermektedir. Hipokrat ile hemen hemen aynı dönemde yaşayan Çin’in efsanevi tarihçisi Sımaçen de bu bilgileri doğrulamış ve eserlerinde belirtmiştir. O dönemde, bu dört maddenin dünyanın temelini oluşturduğu savunulmuştur. Böylece İskit tıbbı kendini kabul ettirmiştir. 

Ateş, hava, su ve toprak, birbirlerine zıt olmalarına rağmen tabiatları gereği birbirlerini dengelemektedirler. Bu maddelerin insan vücudundaki etkileri sonucunda oluşan ve insanın hayatî faaliyetlerinin devam etmesi için gerekli olan sıvılara “hılıt” denir. Her hılıtın farklı özellikleri vardır. Hılıt dengesinin bozulmaması için kişinin kendi mizacına göre, doğru ve düzenli beslenmesi gerekir; denge bozulduğunda hastalıklar meydana gelir.

Maddelerin mizaçları, hangi hılıta karşılık geldikleri ve hılıtların özellikleri şöyledir:

Ateş → kuru-sıcak → vücuttaki karşılığı → safra → parçalayıcı

Hava → rutubetli-sıcak → vücuttaki karşılığı → kan → besleyici, üretici

Su → rutubetli-soğuk → vücuttaki karşılığı → balgam → taşıyıcı

Toprak → kuru-soğuk → vücuttaki karşılığı → sevda → analizci, yönetici

Uygur tıbbının temelini oluşturan ve birbirleriyle bağlantılı olan unsurlar şunlardır:

4 madde = ateş, hava, su, toprak

4 keyfiyet = sıcaklık, soğukluk, rutubet, kuruluk

4 mizaç = kuru-sıcak, rutubetli-sıcak, rutubetli-soğuk, kuru-soğuk

4 amil (yetkili güç) = madde ameli, değiştirici, büyütücü, şekillendirici

4 hılıt = safra, kan, balgam, sevda

4 renk = sarı, kırmızı, beyaz, siyah

4 tat = acı, tatlı, tatsız, ekşi

Uygur tıbbına göre insan hayatı için 6 zaruret vardır: hava, besinler, su, kabul etmek (yemek-içmek), boşaltım (yenilip-içilenleri dışarı atmak), hareket, uyku.

Hastalıkları iç ve dış hastalıklar olmak üzere iki sınıfa ayıran Uygur tıbbının kullandığı tedavi yöntemlerinden bazıları şunlardır:

- Perhiz (diyet) tedavisi

- İlaç tedavisi

- Destikare (cerrahi) tedavisi

- Ruhî tedavi

- Hareket (jimnastik) tedavisi

- Masaj tedavisi

- Su tedavisi

- Buhar tedavisi

- Kum ve güneşlenme tedavisi

- Müzik tedavisi

Uygur tıbbı farmakoloji ilminde tabii ilaçlar “bitkisel”, “hayvansal” ve “madeni” olmak üzere üç sınıfa ayrılmaktadır. Tabii ilaçları etkilerine ve kullanımlarına göre de sınıflamak mümkündür; bunlardan bazıları şunlardır:

- Safra hılıtını dengeleyen ilaçlar

- Kan hılıtını dengeleyen ilaçlar

- Balgam hılıtını dengeleyen ilaçlar

- Sevda hılıtını dengeleyen ilaçlar

- Genel mizaçları dengeleyen ilaçlar

- Metabolizmayı yavaşlatan ilaçlar

- Beyni güçlendiren ilaçlar

- İç organların özelliklerine göre ilaçlar

- Sinir sistemi ile ilgili ilaçlar

- Ödem çözen ilaçlar

- Dolaşımı hızlandıran ilaçlar

- Enfeksiyon akıntılarını durduran ilaçlar

- Kanamayı durduran ilaçlar

- Böbrek yetmezliğini önleyen ilaçlar

- Gazı ve bağırsak spazmını gideren ilaçlar

- İshali durduran ilaçlar

- Müshil ilaçlar

- Parazitleri yok eden ilaçlar

- İdrar söktürücü ilaçlar

- Ağrı kesici ilaçlar

- Ateş düşürücü ilaçlar

- Kavi (şiddetli ve etkili) ilaçlar

- Toksik (zehirli) ilaçlar

- Uyarıcı ilaçlar

- Yakıcı ilaçlar

- Kurutucu ilaçlar

- Temizleyici ilaçlar

- Uyuşturucu ve sakinleştirici ilaçlar

- Depresyon ilaçları

- Adet söktürücü ilaçlar

- Rahmi ve yumurtalıkları güçlendiren ilaçlar

- Sperm çoğaltan ilaçlar

- Doğumu kolaylaştıran ilaçlar

- Sütü arttıran ilaçlar

- Sütü kesen ilaçlar

- Çocuk bakımı için ilaçlar

- Yaşlı bakımı için ilaçlar

- Cildi temizleyen ve yenileyen ilaçlar

- Zayıflatan ilaçlar

- Kilo aldıran ilaçlar

- Vücut tüylerini döken ilaçlar

- Haricen kullanılan ilaçlar

Uygur tıbbında ilaç hazırlamaya da önem verilmiştir; hazırlanan ilaç formlarından bazıları şunlardır: sufupi (toz), hap, kurus (tablet), macun (ince öğütülen bitkilerin balla karıştırılmış hali), cuvariş (kalın öğütülen bitkilerin balla karıştırılmış hali), teşviye (hamurla kaplanıp ateşte pişirilen ilaç), tahmiz (fırınlanmış ilaç), kaşkap (fazla kaynatılmayan ilaç), küşte (zehirli ilaçları zehirsiz hale getirme tekniği), hemire, sunun, humul, şurup, şerbet, çay, merhem, yakı, duman, sprey, fitil.