Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi

Türkiye'nin ilk tıbbi bitkiler bahçesi
ekosistemimizin farkına varmak için fırsat sunuyor..

Kimyasal katkısız yetişen 700'ü aşkın tıbbi bitki,
sera, herbarium, laboratuar..

Ev tıbbı seminerleri, atölye çalışmaları,
çocuk programları, staj imkanları, yayınlar..

Geçmişle bugünü buluşturan
geleneksel tıp festivali..

Biyoçeşitliliğin korunup geliştirilmesine,
tıbbi bitkilerin etkin ve güvenli kullanımına katkı..

Prof.Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu

 

Bitkilerdeki biyolojik gücü, hastalıklardan korunmak veya hastalıkları tedavi etmek amacıyla kullanmak mümkündür. Bunun için, bitkiyi doğru seçmek, hazırlamak ve uygulamak gerekir. Bitki doğru seçilse ve hazırlansa dahi yanlış uygulandığında netice başarısız olur. Bitkinin doğru seçilmesi, hazırlanması ve uygulanması kurallara bağlıdır. Bitkinin bu kurallara uygun olarak tüketilmesine “kür” adı verilir.

Doğru bitkiyi seçmek zordur. Bu zorluğun birinci nedeni, bir bitkinin farklı yörelerde farklı isimlerle tanınmasıdır. Örneğin, bilimsel adı Achillea millefolium olan ve genelde “civanperçemi” ismiyle bilinen bitki, bazı yörelerde “akbaşlı, binbiryaprakotu, barsamaotu, kandilçiçeği” gibi isimlerle de anılır. Doğru bitkiye ulaştıktan sonra onun doğru tür olup olmadığını anlamak gerekir. Örneğin, adaçayının bilinen en az on türü vardır. Bu türler aktarlarda karıştırılarak satılabilmektedir. Bu da kürün neticesini olumsuz yönde etkilemektedir. Bu nedenle, bitkilerin güvenilir yerlerden satın alınması gerekir. Doğru türü seçtikten sonra, bitkinin hangi kısmının kullanılacağını bilmek gerekir. Çünkü bir bitkinin yaprakları, çiçekleri, kökleri birbirinden farklı etkin maddeler içerebilir. Örneğin, bazı bitkilerin yalnız kökleri kullanılırken, bazı bitkilerin yaprakları ve sapları birlikte kullanılır.  

Doğru bitki ve bitkinin kullanılacak kısmı seçildikten sonra sıra bitkiyi hazırlamaya gelir. Öncelikle, bitkinin parçalanmadan mı, parçalanarak mı kullanılacağını bilmek gerekir. Örneğin, beyaz lahana yapraklarının parçalanmadan haşlanması gerekir. Bitkinin demleneceği veya haşlanacağı süre de çok önemlidir. Üç dakika demleme ile beş dakika demleme arasında büyük fark vardır. Örneğin, siyah çay bir dakika demlendiğinde uyarıcı, beş-yedi dakika demlendiğinde hazmettirici olur. Halk arasında, bitki uzun süre demlendiğinde/kaynatıldığında faydasının artacağına inanılır. Bu son derece yanlıştır. Belirtilen sürenin dışına çıkılmaması ve mutlaka kısık ateşte hazırlanması gerekir. Bir diğer konu, bitkinin ve demleme/haşlama sırasında kullanılacak suyun miktarıdır. Daha faydalı olacağı düşüncesiyle gerekenden fazla bitki kullanmak veya su miktarını değiştirmek yanlıştır. Hazırlık sırasında alüminyum kap kullanılmamalı, çelik veya emaye tercih edilmelidir. Bazı bitkilerin, demleme süresi tamamlandıktan sonra suyun içinde ılıyana kadar bekletilmesi ve sonra süzülmesi gerekirken bazı bitkiler hemen süzülür.

Hazırlanan bitkinin doğru şekilde uygulanması gerekir. Bitkinin nasıl (aç-tok), ne zaman (saba-akşam) ve ne kadar süreyle tüketileceğini bilmek doğru uygulamanın başlıca kriterleridir. Hazırlanan bitkiye -kürde belirtilmemişse- şeker, limon gibi ilaveler yapmak yanlıştır. Çünkü bu ilaveler etkin maddelerin şifa verici özelliğini zayıflatmakta veya tamamen ortadan kaldırmaktadır. Bir diğer konu, uygulama sırasında verilecek aralardır; belli bir süre uygulandıktan sonra küre iki gün, üç gün veya bir hafta ara vermek gerekir.

Bir sebze veya bitkinin yemek olarak sıkça tüketilmesi onun şifalı gücünden istifade edebilmek için yeterli değildir. Çünkü yemeklerin içine konan yağ, salça, tuz, baharat gibi ilaveler etkin maddelerin şifa verici özelliğini zayıflatmakta veya tamamen ortadan kaldırmaktadır. Şifa bulmak için bitkinin mutlaka tarif edilen şekilde, hiçbir değişiklik yapılmadan, kür olarak tüketilmesi gerekir.

Bitkisel kür uygularken gözönünde bulundurulması gereken bazı önemli noktalar vardır:

- Hekime başvurmadan, kendi kendini tedavi etmeye kalmak yanlış ve risklidir.

- Hangi bitki olursa olsun, öncelikle hekime başvurulmalı ve kullanılacak bitkiye karşı alerji riski olup olmadığı tespit edilmelidir.

- Hekim tarafından tavsiye edilen tedavi ve ilaçlar kesinlikle terkedilmemeli, bitkisel kürler tedaviyi desteklemek amacıyla uygulanmalıdır.

- Aksi belirtilmedikçe aynı anda birden fazla kür uygulanmamalıdır.

Hedef, hastalıklardan korunmaya çalışmak olmalıdır. Hastalandıktan sonra tedavi olmak zor ve zahmetlidir. Bu nedenle, nasıl beslenmek ve hangi kürleri uygulamak gerektiği bilinmelidir. Dönem dönem yapılacak sebze, meyve ve şifalı bitki kürleri pekçok hastalığa karşı koruyucudur. Kür şeklinde uygulanabilecek bitkilerden bazıları şunlardır:*

 

Adaçayı (Salvia officinalis L.)

Bademcik iltihabında, farenjit’te ve diş eti iltihaplarında faydalıdır.

 

Arslanpençesi (Leontice leontopetalum L.) 

Lenf bezi-meme rahim ve prostat kanserlerini önler, hormonları dengeler, adet düzensizliklerinde, PMS’de (adet öncesi sendrom) ve menopoz dönemi şikayetlerinde faydalıdır, iyi huylu prostat büyümesini önler.

 

Beyaz lahana (Brassica oleracea L.var. capitata L.) 

Antioksidandır, enfeksiyonlara karşı direnci arttırır, toksinleri atmaya yardımcı olur, kan dolaşımını düzenler, kan şekerini düşürür, hormonları dengeler, bağırsak mukozasını temizler, bağırsak kanserini önler, kanser hastalarında kemoterapi ve radyoterapi sonrasında kullanılmalıdır, uyku apnesinde faydalıdır, zayıflamaya yardımcı olur, selülitleri yok eder, cildi güzelleştirir.

 

Beyaz üzüm (Vitis vinifera L.)

Meyveler içindeki en güçlü antioksidandır, kalpteki ritm bozukluğunda ve extrasistol’de faydalıdır, kanı ve organları temizler, vücudu teskin eder, kalbi ve kapakçıklarını iltihaptan korur, kronik yorgunlukta faydalıdır.

 

Brokoli (Brassica oleracea L.var. italica Plenck) 

Antioksidandır, idrar yolları ve prostat iltihabında faydalıdır, iyi huylu prostat büyümesinde kullanılır, gırtlak-yemek borusu-prostat-meme kanserlerini ve mide ülserini önler, hormonları dengeler, menopoz dönemi şikayetlerinde faydalıdır.

 

Domates (Lycopersicon esculentum Mill.) 

Antioksidandır, kalp büyümesini ve kalbin dıştan yağlanmasını önler,  kolesterolü düşürür, prostat büyümesinde ve buna bağlı idrar zorluğunda faydalıdır, prostat kanserini ve yaşlılığa bağlı makula dejenerasyonunu önler.

 

Ebegümeci (Malva sylvestris L.)

Kronik boğaz ve bademcik iltihapları ile akciğer kanseri tedavisinde promotor olarak kullanılır.

 

Enginar (Cynara scolymus L.)

Rahim ağzı kanserini önler, kolesterolü düşürür, safra kanalları ve safra kesesi şikayetlerinde faydalıdır.

 

Havuç (Daucus carota L.) 

Alzheimer’ı önler, durdurur ve tedavi eder, algılamayı güçlendirir, deri ve akciğer kanseri ile kalp krizini önler, hareketli sperm sayısını arttırır ve sperm kanallarını açar, iktidarsızlığı önler ve tedavi eder, mide ve yemek borusundaki yanmaya iyi gelir, kronik başağrısı ve migren’de faydalıdır. 

 

Isırgan (Urtica dioica L.) 

Akciğer kanseri, şeker hastalığı, romatizma ve kuyruk sokumu iltihabında faydalıdır, alerjiye karşı direnç sağlar, iltihabı azaltır, saçlara parlaklık ve canlılık verir, kepeğe iyi gelir.

 

Ispanak (Spinacia oleracea L.) 

Demir eksikliğine bağlı kansızlıkta, depresyonda, angsiyete’de, depresyona bağlı yorgunlukta ve uykusuzlukta faydalıdır.

 

Karnabahar (Brassica oleracea L.var. botrytis L.)

İdrar yolları iltihabında ve mide ülserinde faydalıdır, Alzheimer’ı ve mide kanserini önler.

 

Keçiboynuzu (Ceratonia siliqua L.)

Nefes darlığında, soğuk alerjisinde, akciğer ödeminde ve astımda faydalıdır, balgam söktürücüdür, akciğer kanserini önler, hareketli sperm sayısını arttırır, iktidarsızlığı önler ve tedavi eder, ishalde ve kabızlıkta kullanılır.

 

Kereviz (Apiumgraveolens L. var. rapaceum (Mill.) Gaudin) 

Demir eksikliğine bağlı kansızlıkta, romatizmada, gut hastalığında ve siroz’da faydalıdır, kolesterolü düşürür.

 

Lavanta (Lavandula angustifolia Mill.) 

Genel karaciğer şikayetlerinde, karaciğer yetmezliğinde, kronik karaciğer iltihabında, hepatit B ve hepatit C’de, sedef hastalığında, deride oluşan lekelerde, doğum sonrası ağrılarda, uykusuzlukta ve saç dökülmesinde faydalıdır, vitiligo’yu önler, sakinleştirici ve rahatlatıcıdır.

 

Maydanoz (Petroselinum crispum (Mill.) Nyman ex A. W. Hill)

Angsiyete ve depresyonda faydalıdır, karaciğer metabolizmasını güçlendirir, hepatit B hastalığında kullanılır, idrar söktürücüdür, cildi güzelleştirir, vücudu gençleştirir, zindelik verir.

 

Papatya (Anthemis nobilis L.)

Sinüzit’e, adet dönemindeki ruhî sıkıntılara, saç derisindeki kaşıntılara, dişetlerine iyi gelir.

 

Patates (Solanum tuberosum L.) 

Bağırsak kanserini önler ve tedavi eder.

 

Pırasa (Allium porrum L.)

Kabızlıkta faydalıdır, böbrek taşlarını önler, safra kesesini çalıştırır.


 

* Kür tarifleri için “Bitkisel Sağlık Rehberi” kitabına bakınız.