Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi

Türkiye'nin ilk tıbbi bitkiler bahçesi
ekosistemimizin farkına varmak için fırsat sunuyor..

Kimyasal katkısız yetişen 700'ü aşkın tıbbi bitki,
sera, herbarium, laboratuar..

Ev tıbbı seminerleri, atölye çalışmaları,
çocuk programları, staj imkanları, yayınlar..

Geçmişle bugünü buluşturan
geleneksel tıp festivali..

Biyoçeşitliliğin korunup geliştirilmesine,
tıbbi bitkilerin etkin ve güvenli kullanımına katkı..

Asuman Ulusan

 

Stresle başa çıkma tekniklerini öğrenmeye bir çalışmayla başlayalım: Gün boyu çevreden gelen her türlü sıkıntıyı toz gibi düşünelim. Duyduğumuz olumsuz sözler, yaşadığımız üzücü olaylar, gürültü kirliliği.. hepsini üzerimize konmuş tozlar olarak imgeleyelim ve bu tozları silkeleyip atalım:

İki elinizi karnınızın üzerine koyun ve göbekten yanlara doğru 3 kez tozları silkeleyin. Ellerinizi midenizin ortasına koyun ve yanlara doğru 3 kez tozları silkeleyin. Göğsünüzün ortasından iki yana, omuzlarınızdan başlayarak kollarınızın içinden ellerinizin ucuna, omuzlarınızdan başlayarak kollarınızın dışından ellerinizin ucuna, kasıklarınızdan ayakuçlarınıza, kalçanızdan topuklarınıza, burnunuzun iki yanından kulaklarınızın ötesine, gözlerinizin üzerinden başınızın arkasına doğru 3’er kez tozları silkeleyin. Sırtınızın üst kısmındaki tozları kendi kendinize silkeleyebilir, tamamını silkelemesi için bir yakınınızdan yardım isteyebilirsiniz. 

Yaşamımızın her anında stresle karşılaşıyoruz. Başedemediğimizi hissettiğimiz her durum bizde stres yaratabiliyor. Hastalanmak, yakınını kaybetmek, işini kaybetmek gibi olumsuz, üzücü durumlar yanında, evlenmek, terfi etmek, okul bitirmek gibi olumlu, sevindirici durumlar da strese neden olabiliyor. Örneğin, sevdiği ve istediği kişiyle evlenmiş bir genç kız düşünelim. Bu genç kız yeni evinde birçok sorumluluk yüklenecek, çalışıyorsa her gün işe gidecek, bir yandan da kendilerini kutlamaya gelen ziyaretçileri ağırlayacaktır. Bu kadar sorumluluğun altından kalkamadığını hissederse stres yaşaması kaçınılmazdır. İstediği kişiyle evlenmek genç kız için mutluluk verici bir olay olduğu halde, başedemediği sorumluluklar karşısında stres yaşayabilmektedir.

 

Enerji

Bedenimizde bir enerji akımı olduğu Uzakdoğu’da 4000 yıldır bilinmektedir. Bedenimizde varolan ilk enerji, anne-babamızın bize verdiği ve doğuştan sahip olduğumuz enerjidir. Bu enerji hiçbir zaman artmaz, yaşam biçimimize bağlı olarak hızlı veya yavaş şekilde tükenir. Daha sonra, yaşayabilmemiz için gerekli olan hava, su ve gıdayla enerji sağlar, bunlara ilave olarak çevreden de enerji alırız.

Ne yazık ki bedenimizdeki enerji her zaman kesintisiz dolaşmaz. Yaşadığımız olaylar karşısında önce duygusal olarak etkilenir, duruma göre heyecanlanır, üzülür, korkar, bazı kötü stresler yaşarız. Heyecan, olumsuz bir olay veya büyük bir sevinç nedeniyle yaşanabilir. Bu aşırı duygusal durum beyin tarafından algılanır ve kaydedilir. Bundan sonra beynimiz korku, heyecan, üzüntü vb. bir duygunun mesajını bedenimize gönderir. Bedenin beyinden gelen uyarıya tepkisi kasları germek olur. Yaşadığımız olayın şekline göre bedenimizdeki bazı bölgelerin kasları gerilir. Bu bölgeler, Hintlilerin ‘şakra’, enerjiyle ilgili önemli çalışmalar yapmış Wilhelm Reich’in ‘enerji halkaları’ dediği 7 enerji merkezidir. Wilhelm Reich’e göre, gerilen kaslar, enerjinin doğal akışını ve bedenimiz ile ruhsal durumumuz arasındaki dengeyi bozan hem bedensel hem psişik zırhlar oluşturmaktadır.

Biz tekniğimizde, enerji tıkanıklıklarını açmak için soluk çalışmaları uyguluyoruz.

 

Soluk çalışması

Doğru soluk alıp vermeyi öğrendiğimizde stresi kontrol altına alabilir, duygularımızın bizi zedelemesinin önüne geçebilir, ağrılarımızı azaltabilir, bedenimizin ve zihnimizin kapasitesini arttırabiliriz.

 

 Düz bir zemine yatın. Bacaklarınızı uzatın. Kollarınızı bedeninize paralel olacak şekilde iki yana uzatın. Gerek duyarsanız ense boşluğunuz ile dizlerinizin arasındaki boşluğa ince birer yastık veya katlanmış havlu koyabilirsiniz. Çenenizi göğsünüze doğru çekin, yani başınızı biraz daha öne eğerek omurganızın daha dik durmasını sağlayın. Ellerinizi karnınızın üzerine koyun. Soluğunuzu üfleyerek ağzınızdan verin. Akciğerleriniz boşalsın. Karnınız içeri çöksün.

 

 Burnunuzdan derin bir soluk alırken karnınızı şişirin. Aldığınız soluğu karnınıza doldurduğunuzu düşünün.

 

Ağzınızdan soluk verirken karnınızı içeri çekmeye, burnunuzdan soluk alırken şişirmeye devam edin.

Burnunuzdan yavaş ve derin bir soluk almaya başlarken karnınızı biraz şişirin.

 

 Soluk almayı sürdürürken mideniz de iki tarafa doğru genişleyerek havayla dolsun.

Soluğunuzu ağzınızdan yavaş yavaş verirken önce karnınızdaki, sonra midenizdeki havayı boşaltın.

 

Hem karnınızı hem midenizi havayla doldurmaya soluğunuz yetmiyorsa üzülmeyin. Zamanla daha derin soluk almayı başaracaksınız. Şimdilik soluğunuzun yettiği kadarını yapın.

 

Soluk çalışmasında bir adım daha ilerleyelim: Soluğunuzu ağzınızdan vererek akciğerlerinizi boşaltın. Burnunuzdan yavaş ve derin bir soluk alırken karnınızı, midenizi, son olarak da göğsünüzü şişirin. Hava göğse dolduğunda karın ve mide bütün havayı göğse vererek biraz içeri girer.

 

 Soluğunuzu ağzınızdan denetimli ve yavaş yavaş verirken karnınızdaki, midenizdeki, son olarak da göğsünüzdeki havayı boşaltın.

 

Bu üç kademeli solunumla karnınız, mideniz ve göğsünüz şiştiğinde akciğerlerinizin büyük bölümü havayla dolar, bol oksijen alırsınız. Soluğunuzu ağzınızdan yavaş yavaş verirken de akciğerlerin karbondioksit yüklü kirli havasını boşaltırsınız.

 

Gevşeme

Stresle başa çıkmak için kullandığımız en etkili tekniklerden biri gevşemedir. Bedenimizin bütün kaslarını gerilimden kurtarıp rahatlattığımız, zihnimizdeki bütün gereksiz kıpırtı ve hareketleri durdurduğumuz duruma ‘gevşeme’ denir.

Kaslarımızı salıverip bütünüyle gevşediğimiz zaman enerji, bedenimizde daha rahat dolaşır. Bu çalışma düzenli olarak yapıldığında bedendeki enerji tıkanıklıklarını açarak stresle başetmemize yardımcı olur. Stresin hastalıklara ve ruhsal bunalımlara neden olduğunu tıp bilimi de kabul etmektedir. Gevşeyerek stresi kontrol edebilir ve stresten kaynaklanan birçok sıkıntının önüne geçebiliriz. Bir başka önemli nokta da, gevşeme sırasında bedenimizde endorfin (mutluluk hormonu) salgılanmasıdır.

Gevşeme sırasında ruhsal dengeye ulaşır, rahatlar, altında ezildiğimizi düşündüğümüz sorunlara dışarıdan bakabiliriz. Gevşeyerek yaşama daha olumlu bakmayı, çevremizle daha iyi ilişkiler kurmayı başarırız. Çünkü gevşeme taze bir zihinle olaylara bakmamızı sağlar.

 

Gevşeme sırasında imgeleme yapma

Uyanık bir kişinin beyin dalgalarının frekansı saniyede 14-21 vuruşken gevşemiş bir kişinin beyin dalgalarının frekansı 7-14 vuruşa düşmektedir. Bu düşüş zekânın azaldığı anlamına gelmez. Aksine, bu düşüş sırasında beynin alma gücü artar; bilginin beyne işlenmesi ve saklanması daha kolay olur. Biz bu gevşeme anını, stresle başa çıkmak için ‘imgeleme’ yaprak değerlendiriyoruz. İmgeleme bir tasarımdır, yani zihnimizde oluşturduğumuz bir kurgu, bir tür hayal kurmadır. Bize mutluluk verecek durumları gözümüzün önünde canlandırabilir veya hastalık, korku, sınav gibi güç koşulların üstesinden geldiğimizi imgeleyebiliriz.

 

Gevşeme ve imgeleme çalışmaları

Bu çalışmayı yapmak için sessiz, sakin ve rahatsız edilmeyeceğiniz bir yer seçmeniz gerekiyor. Oturarak veya yatarak uygulamanız mümkün.

 

“Olabildiği kadar rahat yerleşiyorum. Gözlerimi kapatıp kendimi biraz sonra ulaşacağım derin rahatlığa hazırlıyorum. Bedenimin her organını, her parçasını tek tek gevşetip bütün bedenime hoş bir rahatlama duygusu yayıldığında kendimi stresten arınmış, sakinleşmiş ve ihtiyacım olan enerjiye kavuşmuş hissedeceğim. Bu çalışma bedenime rahatlık, iç dünyama huzur verecek.

Bedenimi gevşetmeye saçlarımın diplerinden başlıyorum. Saçlarımın bütün derisini gevşetiyorum. Saç diplerimde kanımın dolaştığını duyuyor, saçlarımın kökünü besleyen kanın saçlarımın derisini karıncalandırdığını hissediyorum.

Alnımı gevşetiyorum. Bütün gerilimlerinden arınan alnım kadife parçası gibi pürüzsüz.

Gözlerimi, göz kapaklarımı gevşetiyorum. Gözlerimin çevresindeki kasları, gözlerimin arkasındaki kasları gevşetiyorum.

Burnumdan çok sakin soluk alıp veriyorum. Havanın hafif bir serinlikle burun deliklerimden girdiğini hissediyorum. Burun deliklerimden çıkan havanın ılık temasını duyuyorum. Sakin soluk alıp veriyorum.

Yanaklarımı salıveriyorum. Yanaklarımın içi ve dışı sanki yumuşuyor. Yanaklarımdaki gerilimlerin gevşeyişini izliyorum.

Alt ve üst çenemi birbirinden ayırıyorum. Dilimi gevşetiyorum. Dilim ağzımın içinde gevşek ve kocaman yayılıyor. Dudaklarım hafifçe aralanıyor. Çenem sanki ağırlaşıyor.

Gerdanımı gevşetiyorum. Gerdanımla birlikte boğazımın içi de gevşiyor, yumuşacık oluyor.

Ensemi salıveriyorum. Ensemin omurlarını teker teker gevşetirken ensem daha da esniyor, yumuşuyor.

Omuzlarımı rahatlatıyorum. Omuz kaslarımı gevşettiğimde omuzlarımın bütün ağırlığıyla aşağıya inişini gözlüyorum. Omuzlarımdaki gerilimler, kasılmalar çözülüyor.

Kollarımın bütün kasları, dirseklerim, bileklerim gevşiyor. Ellerimi, parmaklarımın her birini salıveriyorum. Kollarım, ellerim ağırlaşıyor. Kollarım, ellerim giderek daha da ağırlaşıyor.

Bütün dikkatimi omurgamda topluyorum. Bedenimin temel direği omurgam, bel kemiğim. Soluğumu tatlı bir esinti gibi ensemde hissediyorum. Her soluk alıp verişimde o tatlı esintinin ensemden kuyruk sokumuma doğru omurgamı kapladığını hissediyorum. Sakin soluk alıp vermeyi sürdürüyorum. Soluğumu şimdi bütün sırtımda duyuyorum. Her soluk alışımda sırt kaslarım, omurgam oksijenle besleniyor. Her soluk verişimde sırt kaslarım, omurgam gevşiyor, rahatlıyor.

Dikkatimi göğsümde topluyorum, göğsümün genişlediğini hissediyorum. Soluğum sakin ve rahat. Kalbim düzenli atıyor.

Sakin soluk alıp veriyorum. Soluğumu midemde hissediyorum. Her soluk alışımda midemin bulunduğu bölgenin oksijenle beslendiğini, her soluk verişimde mide kaslarımın, diyaframımın arkasındaki sinirler yumağının gevşeyip rahatladığını izliyorum.

Midem ve onu çevreleyen kaslar gevşerken karnımın bütün kaslarını da gevşetiyorum. Karnım yumuşuyor. Karnımın içindeki her bir organı gevşetip rahatlıyorum.

Bacaklarımın bütün kaslarını salıveriyorum. Bacaklarımın üstlerini, dizlerimi, baldırlarımı en derin kaslarına kadar gevşetiyorum. Ayak bileklerim yumuşuyor. Ayaklarımı, ayaklarımın her bir parmağını, tırnaklarımın ucuna kadar teker teker salıveriyorum. Soluğumu şimdi ayaklarımın tabanlarında hissediyorum. Soluk alıyorum, ayaklarımı tatlı bir serinlik salıyor. Soluk veriyorum, ayaklarım daha da gevşiyor, yayılıyor.

Şimdi de beynimi, beynim sanki bir kasmış gibi gevşetiyorum.

Bütün bedenimi bir rahatlık sarıyor. Pırıl pırıl, ılık bir güneş ışını midemin bulunduğu bölge üzerine yansıyor, oradan mideme giriyor. Midemi ısıtıyor. Aynı pırıl pırıl, ılık güneş şimdi bütün bedenime yayılıyor. Bedenimi hoş bir ısı kaplıyor. Giderek ağırlaşıyor bedenim.

Yeşil kırlara doğru yürüyorum. Şimdi kırlık bir alandayım. Çevremde yeşille donanmış ağaçlar, çeşitli renkte çiçekler, cıvıl cıvıl kuşlar.. Hava ne sıcak, ne soğuk. İnsanın bedeninden rahatsızlık duymayacağı ılık bir hava. Arada tatlı serin bir rüzgâr yüzümü, bedenimi okşuyor.

Uzaktan bir su sesi geliyor. O sese doğru yürüyorum.

Kendimi ağaçların seyrekleştiği, yemyeşil otlar ve rengârenk çiçeklerle döşeli bir düzlükte buluyorum. Düzlüğün ortasından bir kaynak suyu fışkırıyor. Berrak, serin, gürül gürül akan bir su. Bu, evrenin bütün enerjisini içinde taşıyan, temizlediği kadar iyileştirici, rahatlatıcı gücü de olan bir su. Bu sudan içiyorum. Bol bol içiyorum. Temiz, serin su içimi yıkıyor. Bütün organlarımı temizliyor. Bedenimin içindeki organlara sağlık, gençlik getiriyor.

Şimdi kaynağın berrak ve rahatlatıcı suyuyla başımı, yüzümü, bütün bedenimi yıkıyorum.

İyileştirici enerjiyle yüklü su tanecikleri bedenimin zayıf düşen hücrelerine ulaşıyor. Bedenimin en ufak hücrelerine kadar ulaşan suyun, ulaştığı her bölgeyi, her hücreyi giderek daha güçlü, daha sağlıklı yaptığını hissediyorum. Bedenimdeki ağrılar, kasılmalar, yorgunluklar bu suyla birlikte üzerimden akıp gidiyor.

Bu serin ve iyileştirici enerjiyle yüklü sudan tekrar tekrar içiyorum. İçtiğim su beynime de ulaşıyor. Beynimde olabilecek bütün karanlık düşünceleri, olumsuz fikirleri temizliyor. Geçmişte beni üzmüş, kızdırmış olayların, kişilerin, şu anda canımı sıkan, üzen herşeyin ve herkesin beynimde bıraktığı kirli izleri bu suyla yıkıyorum. Beynimdeki kirli izleri yıkamaya ihtiyaç duyduğum kadar devam ediyorum.

Günlük yaşantıma döndüğüm zaman daha sağlıklı, daha huzurlu olacağıma, artık olayların altında ezilmeyeceğime kuvvetle inanıyorum.

Kendimi giderek daha iyi, daha iyi hissediyorum. Kendimi çok iyi hissediyorum. Rahatlayan bedenimle birlikte içimi bir huzur kaplıyor. Sakinim. Bana gerekli olan enerjiyi aldığımı hissediyorum. Kendime güveniyorum. Hayata bağlıyım.

Her organımı tek tek hissediyor, hepsinin birlikte bir bütün oluşturduğunu, beden, duygu ve ruh armonisi içinde varolduğumu hissediyorum.

Ellerimi, ayaklarımı hareket ettiriyorum. Birkaç kez derin soluk alıyorum. Kollarımı başımın arkasına atıp bütün bedenimle geriniyorum. Ve canım istediği zaman yaşama gülerek gözlerimi açıyorum.”

 

“Her derde deva” diye adlandırdığım bir çalışmamız var. Bu, bedenin tamamının gevşemesini sağlar, ağrılara iyi gelir, zihnin boşalmasını, dikkatin artmasını sağlar, kanı harekete geçirir. Bedeninizi ve zihninizi uyandırmak, ya da yorucu bir günün ardından dinlendirmek için uygulayın. Uykunuz kaçtığında yatarak da yapabilirsiniz.

 

Kasma-gevşetme çalışması      

Burnunuzdan derin bir soluk alın; soluğunuzu tutarken ayaklarınızı yere iyice yapıştırın ve ayak parmaklarınızla yeri kavramaya çalışın. Soluğunuzu tutamayacağınızı hissettiğiniz zaman hızla ağzınızdan verirken ayaklarınızı gevşetin. 10’a kadar yavaş yavaş sayarak dinlenin. Harekete devam etmeden önce birkaç saniye ayaklarınızdaki gevşemenin keyfini yaşayın.

Yatarak çalışanlar, ayaklarını yere yapıştırmak yerine havayı parmaklarıyla kavramak ister gibi sıkarak yapmalılar.

Burnunuzdan derin bir soluk alın; soluğunuzu tutarken baldırlarınızı (diz ile ayak bileği arasındaki bölge) kasın. Soluğunuzu tutamayacağınızı hissettiğiniz zaman hızla ağzınızdan verirken baldırlarınızı gevşetin. 10’a kadar yavaş yavaş sayarak dinlenin. Baldırlarınızın iyice gevşediğini hissedin.

Burnunuzdan derin bir soluk alın; soluğunuzu tutarken uyluklarınızı (bacakların üst kısmı) kasın. Soluğunuzu tutamayacağınızı hissettiğiniz zaman hızla ağzınızdan verirken uyluklarınızı gevşetin. 10’a kadar yavaş yavaş sayarak dinlenin. Bacaklarınızın, ayaklarınızın gevşediğini hissedin.

Burnunuzdan derin bir soluk alın; soluğunuzu tutarken karnınızı içeri çekip kalçalarınızı sıkın. Soluğunuzu tutamayacağınızı hissettiğiniz zaman hızla ağzınızdan verirken karnınızı ve kalçalarınızı gevşetin. 10’a kadar yavaş yavaş sayarak dinlenin. Karnınızın, kalçalarınızın gevşediğini hissedin. 

Burnunuzdan derin bir soluk alın; soluğunuzu tutarken ellerinizi yumruk yapıp bileklerinizden içeri kırın, kollarınızı kasın. Soluğunuzu tutamayacağınızı hissettiğiniz zaman hızla ağzınızdan verirken kollarınızı, ellerinizi gevşetin. 10’a kadar yavaş yavaş sayarak dinlenin. Kollarınızın, ellerinizin gevşediğini hissedin. 

Burnunuzdan derin bir soluk alın; soluğunuzu tutarken omuzlarınızı kulaklarınıza doğru kaldırın. Soluğunuzu tutamayacağınızı hissettiğiniz zaman hızla ağzınızdan verirken omuzlarınızı düşürün, gevşetin. 10’a kadar yavaş yavaş sayarak dinlenin. Bedenimizin en gerilimli bölgelerinden biri olan, yaşamımızın bütün yükünü taşıyan omuzlarımızın rahatlaması keyifli değil mi?

Burnunuzdan derin bir soluk alın; soluğunuzu tutarken dişlerinizi kenetleyin, yüzünüzü olabildiğince buruşturun. Biraz çirkin görünseniz de aldırmayın, sonraki huzurlu yüzünüzle güzelleşeceksiniz. Soluğunuzu tutamayacağınızı hissettiğiniz zaman hızla ağzınızdan verirken bütün yüz kaslarınızı gevşetin. 10’a kadar yavaş yavaş sayarak dinlenin. Yüz kaslarınızın gevşediğini hissedin.

Burnunuzdan derin bir soluk alın; soluğunuzu tutarken ayaklarınızı, baldırlarınızı, uyluklarınızı kasın, karnınızı içeri çekip kalçalarınızı sıkın, ellerinizi yumruk yapıp bileklerinizden içeri kırın, kollarınızı kasın, omuzlarınızı kulak hizasına kaldırın, dişlerinizi kenetlerken yüzünüzü buruşturun. Yani daha önce tek tek yaptığınız hareketleri birlikte uygulayın. Soluğunuzu tutamayacağınızı hissettiğiniz zaman hızla ağzınızdan verirken hepsini gevşetin. 10’a kadar yavaş yavaş sayarak dinlenin.

Bütün çalışmayı gereksinme duyduğunuz kadar tekrarlayabilirsiniz. 


Göz çalışmaları

Uyumadığımız saatlerin büyük bölümünü bilgisayar veya televizyon karşısında geçiriyoruz. Üç boyutlu görmek için varolan gözlerimiz bu iki boyutlu aygıtların karşısında saatlerce hareketsiz kaldıkça zorlanıyor. Uzun süre bir noktaya dikili kalan gözlerimizde kan dolaşımı zayıflıyor. Bedenimizin aynası olan gözlerimizde organlarımızın yansıdığı bölümler bulunuyor. ‘İridoloji’ adı verilen teknikle gözlerden hastalıklar teşhis edilebiliyor.

Göz çalışmaları gözlerimizi korumak ve güçlendirmekle kalmaz, bütün bedenimizin rahatlamasına yardım eder. Bu çalışmalarda yapacağınız her hareketi 5 kez tekrarlayın. Sayıyı yavaş yavaş arttırarak 10’a çıkartabilirsiniz. Başınızı dik tutun, karşıya bakın ve başınızı kıpırdatmadan gözlerinizi aşağıdaki sırayla hareket ettirin:

Tavana bakın - yere bakın.

(5 kez tekrarlayın.)

Sola bakın - sağa bakın. 

(5 kez tekrarlayın.)

Sol üst köşeye bakın - sağ alt köşeye bakın.

(5 kez tekrarlayın.)

Sağ üst köşeye bakın - sol alt köşeye bakın.

(5 kez tekrarlayın.)

Yukarı-sola-aşağı-sağa-yukarı bakarak çember çizin. 

(5 kez tekrarlayın.)                                              

Aynı çemberi ters yönde çizin: Yukarı-sağa-aşağı-sola-yukarı bakın.

(5 kez tekrarlayın.)

Burnunuzdan soluk alırken avuç içlerinizi birbirine sürterek ısıtın, ellerinizde enerji oluşturun.

Enerjiyle doldurduğunuzavuç içlerinizi çukurlaştırarak gözlerinizin üzerine birer kapak gibi yerleştirin. Gözlerinizi avucunuzun içinde kapatın ve gerilimlerinden arındırıp gevşetin. Dikkat edin, elleriniz gözlerinize baskı yapmasın. Avucunuzun içinde hissettiğiniz ısı enerjidir. Bu enerjiyi gözlerinizin içtiğini düşünün. Avuçlarınızı tekrar tekrar ısıtıp gözlerinizi enerjiyle besleyebilirsiniz. Televizyonda reklâmlar başlayınca yapmayı deneyin, belki de filmin ikinci yarısını daha parlak göreceksiniz. 

 

Boyun ve omuz çalışmaları

Bu çalışmalar boyun kaslarını yumuşatır ve rahatlatır, boyun ağrılarına iyi gelir. Beyne kan gitmesini, böylece belleğin gelişmesini, dikkatin artmasını sağlar.

Çalışmaya başlamadan önce başınızı sağ taraftan arkaya çevirin ve son gördüğünüz yeri veya nesneyi aklınızda tutun. Belki bir resmin bir kısmı, belki bir kapı tokmağı.. Sonra başınızı sol taraftan arkaya çevirin ve son gördüğünüz yeri veya nesneyi aklınızda tutun.

Şimdi çalışmaya başlayalım:

Ensenizi bir elinizle kedi yavrusunu ensesinden kavrar gibi tutun ve boynunuzu rahat döndüremeyecek kadar sıkı kavrayın. Ensenizi bu şekilde kavradığınızda, baş hareketleri sırasında çalışan kaslarınız hareketsizleşecek ve daha derindeki kaslarınız çalışacak. Bu da boynunuzun gevşeyip rahatlamasına yardımcı olacak. Bu çalışmayı yaparken başınızı çok az hareket ettirmeniz yeterli. Hareketleri yavaş ve hissederek yapın.

Burnunuzla yukarı-aşağı 10 çizgi çizin.

(Bir gidiş-geliş 1 sayılır.)

Burnunuzla sağa-sola 10 çizgi çizin.  

Burnunuzla önce soldan sağa 10 küçük çember, sonra sağdan sola 10 küçük çember çizin.

Başlangıçta yaptığınız gibi, ensenizi tutmadan başınızı sağa arkaya ve sola arkaya çevirin. Bakın bakalım boynunuz daha rahat dönüyor mu ve daha gerileri görebiliyor musunuz?

Burnunuzdan derin bir soluk alın. Soluğunuzu tutun ve omuzlarınızı hızlı hızlı kulaklarınıza doğru kaldırıp indirin. Kollarınız bedeninizin yanında sarkmalı. Hareket eden sadece omuzlarınız olmalı. Soluğunuzu tutamayacağınızı hissettiğiniz zaman hızla ağzınızdan vererek omuzlarınızı aşağıya düşürün. 5-10 kez tekrarlayın. Omuzlarınızdaki bütün yükleri de silkelediğinizi imgeliyebilirsiniz.

Son bir öneri:

Sizde stres yaratan her konuyu, her duyguyu yazarak içinizden atın. Yazdığınız kağıtları saklamayıp yakın ve küllerini atın.

Stresle başetmek ve daha huzurlu, daha sağlıklı olmak için öncelikle daha iyi olmayı ‘istemek’, yapacağımız çalışmanın yararına ‘inanmak’ ve kendimize zaman ayırarak ‘düzenli uygulamak’ gerekiyor.

 

www.relaksoloji.com

[email protected]