Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi

Türkiye'nin ilk tıbbi bitkiler bahçesi
ekosistemimizin farkına varmak için fırsat sunuyor..

Kimyasal katkısız yetişen 700'ü aşkın tıbbi bitki,
sera, herbarium, laboratuar..

Ev tıbbı seminerleri, atölye çalışmaları,
çocuk programları, staj imkanları, yayınlar..

Geçmişle bugünü buluşturan
geleneksel tıp festivali..

Biyoçeşitliliğin korunup geliştirilmesine,
tıbbi bitkilerin etkin ve güvenli kullanımına katkı..

Gonca Gürses van Herpen

 

Bozulan ve kirlenen bedenimize yeniden sağlıklı varoluş kazandırabilmenin en eski, en doğal ve yan etkisiz yollarından biri sesle terapidir. Unuttuğumuz bu olağanüstü yetimiz bize sesimiz kadar yakındır. Tek yapmamız gereken niyet etmek ve bu yönteme bir şans vermektir.

İnsan sesiyle oluşan doğuşkanlar yüzyıllardır farklı kültürlerde kullanılagelmiştir: Tek ses içinde birkaç tona sahip ‘tek ses akoru’ kullanan Moğollar, manastırlardaki özel çalışmaları sırasında ‘gırtlak vokali’ kullanan Tibet rahipleri, Avustralya Aborijinleri, Kızılderililer, Orta Asya - Afrika - Pasifik.. şamanları gibi.

Yeryüzünde herşey titreşmektedir. Vücudumuzdaki her organ, kemik ve dokunun kendine ait farklı bir titreşim frekansı vardır. İşte bu titreşimlerin biraraya gelişiyle sağlıklı bir beden kendine has eşsiz bir müzik ortaya çıkarır. Bu ideal olandır. Doğadan kopuş, yaşama şartları, stres, hormonlu gıdalar ve her geçen gün daha fazla maruz kaldığımız radyasyonla vücudumuzun titreşimi yani akordu bozulmakta ve hastalıklar ortaya çıkmaktadır. İşte bu noktada yaradılıştan sahip olduğumuz akord etme yetisini hatırlamak ve uygulamak, kendi kendimizi dinleyerek, doğru titreşimleri yeniden bedenimize dinleterek onu sağlığına, ihtiyacı olan doğru ritme kavuşturmak elimizdedir.

İnsan sesi ve müzik, eski çağlardan beri kutsal tören ve şamanik ritüellerde kullanılmaktadır. Sesin beyin dalgalarımızı etkilediği ve değiştirdiği son zamanlarda ispatlanmıştır. 1988’de New York Times’ta şu haber yeralmıştır: “Ses: moleküler yapıyı oluşturan, parçalayan veya yeniden düzenleyen yepyeni bir araç.” Bu dalga değişimi  bilincimizde değişiklikler yaratır. Ses ile sadece beyin dalgalarımızın titreşimini değil, nabzımızı ve solunumumuzu da değiştirmemiz mümkündür. İnsan sesi dünyadaki en kuvvetli ve isteğimize odaklanıp niyetimizi aktarabileceğimiz en kolay enstrümandır. “Niyet” ile sesin bilincini yaratmayı kastediyoruz ki, bu da iyileşmeye sebep olur.

                                             Frekans + Niyet = İyileşme

Bu uygulama nabzımızı, beyin dalgalarımızı ve kan basıncımızı yavaşlatarak günlük hayatta yaşadığımız stresle başa çıkmamızı da sağlar.

Sesle terapi grup seansında, kendi çıkardığımız sesleri vücudumuzun enerji merkezlerinde (çakralar) tınlatmaya odaklanırız. Bu çalışma enerji merkezlerimizi temizler, aktive eder, bağlantılandırır, dengeler ve hizalandırır. Vücudumuzda titreşimsel değişim yaratmanın en temel unsuru sesleri kullanmaktır. Seansın sonunda, Tibet zilleri ve akord çatalları kişiler üzerinde tek tek uygulanır. Kişisel dönüşüm ve iyileşme için kendi sesimizi nasıl kullanacağımızı öğreniriz. Terapi öncesinde koyduğumuz niyete göre çeşitli rahatsızlıkları iyileştirebiliriz.

Sesle terapi seansı, fiziksel, zihinsel, duygusal ve ruhsal dönüşüm sağlayan kişiye özel bir terapidir. Seans, farklı tonlarda sesleri tınlatmayı ve doğaçlama olarak şarkı söylemeyi de içerir. Seans süresince evrenin kutsal seslerine kanal olan kişi, ihtiyacı olan iyileştirici sesleri kendine aktarır.

Terapide sesin yanı sıra farklı enstrümanlar kullanılmaktadır. Tibet kâselerinin kullanımı, vücudun tamamına çok hızlı ve güçlü titreşimler yayarak bütün hücrelere nazikçe masaj yapar. Tibet kâseleri ve zilleri vücudun kendi titreşim frekansını yeniden bulmasını sağlar. Akord çatallarının (tuning forks) kullanımı, kişide derin bir rahatlama ve mutluluk hissi yaratır. Beynin sağ ve sol lobları ile sinir sistemini yeniden dengeler.