Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi

Türkiye'nin ilk tıbbi bitkiler bahçesi
ekosistemimizin farkına varmak için fırsat sunuyor..

Kimyasal katkısız yetişen 700'ü aşkın tıbbi bitki,
sera, herbarium, laboratuar..

Ev tıbbı seminerleri, atölye çalışmaları,
çocuk programları, staj imkanları, yayınlar..

Geçmişle bugünü buluşturan
geleneksel tıp festivali..

Biyoçeşitliliğin korunup geliştirilmesine,
tıbbi bitkilerin etkin ve güvenli kullanımına katkı..

Dr. Demet Ilıkkan

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

 

50 bin yıl kadar önce bitkilerden tedavi için faydalanıldığı buluntulardan anlaşılmaktadır. Tıbbi amaçla kullanılan bitki sayısı giderek artmıştır. Osmanlı döneminde 1600’den fazla bitkinin tıbbi kullanımı tanımlanmıştır. Dünya Sağlık Örgütü dünya nüfusunun %75’inin geleneksel bitkisel ilaç kullandığını, %60’ının sentetik ilaç tüketmediğini, bilinen 70 bin kadar tıbbi bitkiden 21 bininin ilaç sanayinde değerlendirildiğini bildirmektedir. Anadolu’da kullanılan 1000 kadar tıbbi bitkinin bir kısmı ilaç sanayine hammadde oluştururken, bir kısmı geleneksel yöntemlerle hazırlanan reçetelerde yeralır.

Avrupa’nın gelişmiş ülkelerinde tıbbi bitkiler, ilaç olarak ruhsatlandırılarak eczanelerde satılmaktayken, pekçok ülkede geleneksel yöntemlerle hazırlanmaktadır. Türkiye’de birçok tıbbi bitki “gıda takviyesi” olarak Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılarak piyasaya sürülmektedir. Bu gruptaki ürünlerin çoğu, Sağlık Bakanlığı tarafından ilaç olarak kabul edilmesi ve ruhsatlandırılması için gereken çalışmalar yapılmadan kullanıcıya ulaşmış olmaktadır.

Bitkileri geleneksel yöntemle tedavi için kullanırken dikkat edilmesi gerekenler vardır. Doğru bitkinin hangisi olduğu, bitkinin faydalı etkilerinin hangi kısımda yer aldığı, hangi mevsimde toplanacağı, faydalı etkileri elde edilmek üzere nasıl hazırlanacağı, nasıl kurutulacağı, nasıl saklanacağı, ne sıklıkta ve ne miktarda kullanılacağı bilinmelidir. Bitki tabiattan toplanacaksa kirli su kaynakları yakınından, fabrika, otoyol kıyılarından toplanılmamalı, aktardan alınacak ise bu noktalara dikkat edilmelidir.

Geleneksel yöntemlerle hazırlanan bitkilerle tedavinin dezavantajları; yanlış bitki kullanımı, bitkide tarım kimyasalı veya ağır metaller gibi çevre kirliliği izleri olması, bitkisel ilacın dışında kullanılan ilaçlarla etkileşim gerçekleşebilmesi, bitkisel ilacın çocuk üzerindeki yan etkilerinin yeterince tanınamaması veya bilinmemesi, bitkinin içindeki farklı etken maddelerin öngörülemeyen etkilere yolaçması, etken maddenin doze edilememesi ve bitkisel ürünün her hazırlanışında değişmesi ve standart üretim zorlukları olarak sayılabilir.

Çocuklarda kullanılan bitkisel ilaçlar genellikle şurup, damla, merhem ve yağ şeklindedir. Geleneksel yöntemlerle hazırlanan bitkisel ilaçlar ise demleme ve kaynatma suretiyle veya toz, lapa ve yağ şeklinde kullanılır. İdeal şekilde yetişmiş bitkilerden elde edilen ve standart etken madde taşıyan ürünler en güvenlisidir.

Çocuk yaş gurubunda yaygın olarak kullanılan bitkiler şunlardır:

Ekinazya (Mor kozalak çiçeği): Çiçekleri ve kökleri tedavi edici etkileri için kullanılır. Başlıca, bağışıklık sistemini uyarmak için ve alerjilerde başvurulur. Genellikle, damla, şurup, toz, çay şeklinde kullanılır.

Arnika (Dağ öküzgözü): Yurdumuzda yetişen bir bitki değildir. İyileştirici etkileri çiçeklerinden elde edilir. Yenmez. Travmalara bağlı morluk, şişlik ve kas-eklem ağrılarında jel veya merhem formunda cilde uygulanır. Yara iyileştirici etkisi de vardır.

Aloe vera (Sarısabır): İyileştirici etkileri yapraklarındaki özsuyundan gelir. Yara, kesik, yanık ve ekzemada cilde sürerek veya yiyerek; iştahsızlık ve kronik kabızlıkta yiyerek veya içerek kullanılabilir.

Nane, tedavi amaçlı kullanımı 10 bin yıl öncesine uzanan bir bitkidir. İlaç etkileri yapraklarında bulunur. Ezilmiş yaprakları kas ağrılarına uygulanırken, demlenerek hazırlanan çayı bulantı, kusma ve bağırsak gazlarını tedavi etmek için kullanılır.

Papatyanın çiçekleri, yaprakları ve sapları yararlı etkiler gösterir. Demleme olarak hazırlanan çayları sakinleştirici, rahatlatıcı, uyku getirici, sindirimi kolaylaştırıcı, iştah açıcıdır. Çayı sivilceleri, yaraları temizlemek amacıyla hariçten de kullanılabilir.

Kimyon kullanımı Roma döneminden gelmektedir. İyileştirici etkileri tohumlarından elde edilir. Gaz söktürücü, sindirimi kolaylaştırıcı, ishal azaltıcı, iştah açıcı etkileri için kullanılır.

Hint cevizi (Muskat) meyvesi, çocukta mide, bağırsak gazlarına bağlı sıkıntıları azaltmak, sindirimi kolaylaştırmak için kullanılır.

Anason tohumları ilaç etkisi için ve genellikle demleme çay veya yağ olarak kullanılır. Gaz söktürücü, karın ağrısı azaltıcı, sindirim kolaylaştırıcı, iştah açıcı etkileri vardır. Emziren annede sütün artmasına katkıda bulunur.

Ihlamur çiçekleri demleme çay olarak, çocuklarda öksürük, uykusuzluk yakınmalarını azaltmak için kullanılır. Hafif müshil etkisi de vardır.

Adaçayı yapraklarının kullanımı binlerce yıl öncesine dayanır. Latince adı ‘iyileştirmek’ anlamını taşır. Yaprakları demleme çay olarak, yenilerek veya dışarıdan sürülerek kullanılır. Öksürük, boğaz enfeksiyonu, bağırsak gazı, sindirim güçlüğü başlıca kullanım yerleridir. Böcek ısırığı, cilt enfeksiyonları, ağız yaraları, dişeti iltihapları diğer kullanım alanlarıdır. Ancak aşırı tüketildiğinde yüksek ateş, titreme ve havaleye yolaçabilir.

Rezene tohumları iyileştirici etkileri için kullanılır. Tohumlarından elde edilen demleme çayı gaz söktürücü, iştah açıcı, öksürük nöbetlerini azaltıcı etki gösterir. Emziren annede süt arttırıcı etkisi vardır.

Kişnişin iyileştirici yönü Mısır papirüslerinde yeralır. Tedavi edici etkileri yaprakları ve tohumlarından elde edilir. Gaz söktürücü, sindirim kolaylaştırıcı, ishal kesici etkileri yanında, cilde uygulandığında sivilce ve yaralar üzerine olumlu etkileri vardır.

Hatmi çiçekleri ve yaprakları tedavi edici etkiler için kullanılır. Yapraklarından yapılan demleme çayı öksürüğü yumuşatmak için ve sakinleştirici olarak kullanılırken, köklerinden hazırlanan lapa, travmaya bağlı morarma, kas ağrısı, böcek ısırığı ve yaralara karşı kullanılır.

Isırgan otunun yaprakları tedavi edici etkileri için kullanılır. Saman nezlesi, ekzema, travmaya bağlı morluklar ve cilt yanıklarına iyi gelir. Emziren annede süt artırıcı etkisi bilinmektedir.

Kuşburnu (Yabani gül) Hipokrat zamanından beri iyileştirici etkileri bilinen bir bitkidir. Meyveleri kullanılır. Taze iken yüksek miktarda C vitamini içerir. Demleme çayı hazırlanabileceği gibi marmelatı, pekmezi de kullanılabilir. Vücut direncini artırıcı, halsizlik giderici etkileri vardır. Aynı zamanda hafif müshildir.

Zeytin yaprağının iyileştirici etkileri vardır. Kurutulmuş yapraklar toz haline getirilerek kullanılır. Güçlü ateş düşürücüdür. Solunum ve bağırsak sistemi enfeksiyonlarının iyileşmesine yardım eder, bağışıklık sistemini güçlendirir.

Meyan bitkisi iyileştirici etkilerini kökünde bulunan maddelerle gösterir. Balgam söktürücüdür, soğuk algınlığına iyi gelir. Ateş düşürücü, sindirimi kolaylaştırıcı, hafif müshil etkileri vardır.

Okaliptus yaprakları nefes açıcı, balgam söktürücü, ateş düşürücü, kabızlık giderici ve yara bakımında antiseptik olarak kullanım alanı bulur. Genellikle yağı kullanılır.

Isparta gülü, reçellik gül olarak da bilinen kokulu bir gül türüdür. Bulantı ve kusmada, deri hastalıklarında iyileştirici etkileri vardır. Hafif müshil olarak da kullanılır. Deney hayvanlarında öğrenme ve hafıza üzerine olumlu etkileri bildirilmiştir.

Karabaş otunun taze sürgünleri ve çiçekleri iyileştirici etkilere sahiptir. Demleme çayı kusma giderici, öksürük kesici, ateş düşürücü olarak kullanılırken, yağı sivilcelerin iyileşmesinde yardımcıdır.

Melisa otu (Limon oğulotu) yaprakları sinek kovucudur; böcek ısırığını ve uçuğu iyileştirici olarak hariçten kullanılabilirken, yapraklarından elde edilen demleme çayı soğuk algınlığı, bulantı ve hazımsızlık giderici, ateş düşürücü etkileri için kullanılır.

Bütün bu bitkilerinin çocukta kullanımında bir uzmandan destek almak ve eczanelerde satılan ürünleri tercih etmek güvenli bir yaklaşım olacaktır.