Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi

Türkiye'nin ilk tıbbi bitkiler bahçesi
ekosistemimizin farkına varmak için fırsat sunuyor..

Kimyasal katkısız yetişen 700'ü aşkın tıbbi bitki,
sera, herbarium, laboratuar..

Ev tıbbı seminerleri, atölye çalışmaları,
çocuk programları, staj imkanları, yayınlar..

Geçmişle bugünü buluşturan
geleneksel tıp festivali..

Biyoçeşitliliğin korunup geliştirilmesine,
tıbbi bitkilerin etkin ve güvenli kullanımına katkı..

Op.Dr. Hayati Ferdi Kocal

 

Yaşamımızda dikkat etmemiz gereken en mühim şey, daima dengeli hareket etmek, hiçbir şeyde ifrata kaçmamaktır. Sağlığımızı en çok tehlikeye sokan, bilgisiz beslenme sonucunda şişmanlamaktır. Bu nedenle, “Yaşlan Ama Genç Yaşa” başlıklı kitabım, “şişmanlamayın, şişmansanız zayıflayın” cümlesiyle başlar. Çünkü şişmanlık, kalp-damar hastalıkları, kalp yetmezliği, yüksek tansiyon, amfizem (akciğerlerin genişlemesi), diyabet (şeker hastalığı), kronik idrar yolları enfeksiyonları gibi pekçok hastalığı beraberinde getirdiği gibi, boyun ve bel omurlarında kireçlenme ve fıtık, kalça ve dizlerde kireçlenme, osteoporoz (kemik erimesi), katarakt ve kanser riskini arttırır.

Bütün bu hastalıklar bünyemizi yıpratır. Hastalıklardan korunmak ve sağlıklı kalmak için vücut direncimizin, bir başka deyişle bağışıklık sistemimizin güçlü olması gerekir. Bağışıklık sistemimizi olumsuz yönde etkileyen başlıca faktörler şunlardır:

- Yanlış beslenme

- Vücuttaki kronik enfeksiyon odakları (çürük dişler, bademcik enfeksiyonları, sinüzit vs.)

- Kimyevi maddelere maruz kalmak (gıda katkı maddeleri (koruyucular, renklendiriciler, hormonlar vs.), sürekli ilaç kullanımı, endüstri atıkları, hava kirliliği vs.)

- Elektromanyetik alanlara maruz kalmak (elektronik aletleri ve telefonları bilgisizce kullanmak, yüksek gerilim hatları civarında yaşamak vs.)

- Sigara, alkol kullanmak

- Hareketsizlik

- Uykusuzluk

- Büyük hava değişiklikleri, aşırı sıcaklar, nemli hava, toprakaltı su kanalı üzerinde uyuma

- Ruhi baskılar, sosyal sıkıntılar (trafik, işyerinde huzursuzluk, televizyonlarda dramatik ve üzücü olayları seyretmek vs.), sinirlilik, üzüntü, heyecan, gürültü, stres

Bağışıklık sistemimizi korumak, hatta kuvvetlendirmek için yapılabileceklerden bazıları şunlardır:

- Bağırsakları temizlemek

  (Bağırsak florasını oluşturan faydalı bakteriler çeşitli sebeplerle (yanlış beslenme, bilgisiz antibiyotik kullanımı vs.) zayıflayıp yokolabilir. Bunun sonucunda bağırsaklarda hastalık yapıcı, yabancı bakteriler ürer. Bunlar bağışıklık sistemini bozacağından bağırsakların temizlenmesi son derece mühimdir. Bunun için tek yönlü beslenmeye dikkat edilir. Yoğurt, ayran ve kefir, bağırsak florasını koruyan besinlerin başında gelir. Ayrıca, antibiyotik kullanımı sırasında mutlaka B vitaminleri de alınmalıdır. Günümüzde bağırsağı yıkayan makineler vardır. Ayda bir hintyağı içmek suretiyle de bağırsaklar temizlenebilir.)

- Zaman zaman oruç tutmak

  (Hazım sistemini istirahat ettirmek vücut açısından oldukça faydalıdır. Dikkat ederseniz, oruç bütün dinlerde tavsiye edilmiştir.)

- Yeterli ve iyi uyumak

  (Uyku sırasında salgı bezleri düzenli çalışır, vücut dinlenir.)

- Temiz havada akciğerlere bol bol oksijen doldurmak

- Zaman zaman sauna veya Türk hamamında terleyip keselenmek

  (Vücutta biriken toksinlerin atılmasını sağlar.)

- Ozon kürleri yaptırmak

- Ayak altındaki mühim noktaları uyarmak

- Akupressür denen teknikle vücuttaki akupunktur noktalarını uyarmak

Yaşamımızın doğal bir sonucu olan yaşlanmayı geciktirebilir, iyi yaşlanabiliriz. Bunun için öncelikle beslenme şeklimizi gözden geçirmeli ve şu hususlara dikkat etmeliyiz:

- Dr. Mayr pekçok hastalığın bağırsaklardan ileri geldiğini savunur ve şöyle der: “Acıkmadan yemeyin. Acıkmadan iyi sindirim olmaz. Acıkmadan sağlık olmaz.”

- Avrupa’da sık kullanılan şu deyimi hiç unutmayın: “Sabah kahvaltısını krallar gibi, öğle yemeğini zenginler gibi, akşam yemeğini fakirler gibi yiyin.”

- Tavada kızartılmış yiyeceklerden uzak durun. Meşhur beslenme uzmanı Gayelord Hauser, kitabının ilk sayfasında şöyle der: “Bu kitabı okumaya başlarken evinizdeki tavayı çöpe atın veya sevmediğiniz bir tanıdığınıza verin.”

- Yemek kültürümüzdeki en mühim yanlışlardan biri meyveleri yemekten sonra tüketmektir. Normalde meyvelerin midede kalış süresi yaklaşık 20 dakikadır. Buradan ince bağırsağa geçerler. Vücuda lâzım olan elementler ince bağırsaktan emilmek suretiyle kana karışır. Protein ve karbonhidrat ihtiva eden yiyecekler ise -hazırlanma şekline göre- midede 2-8 saat kadar kalır. Meyveleri yemekten sonra tükettiğimizde biran evvel ince bağırsağa geçmelerini önlemiş oluruz. Midede uzun süre kalan meyveler fermantasyona uğrayıp mide ve bağırsaklarda gaz oluşturur. Vücuttan atılamayan bu zararlı maddeler kana karışır. Metabolizma atıkları cilt altında tabakalar oluşturur. Zamanla cilt gevşer ve pörsür.

Sağlıklı yaşamak ve iyi yaşlanmak için dikkat edilmesi gereken diğer hususlardan bazıları şunlardır:

- Her gün en az 1 saat, temiz havada, muntazam nefes alıp vererek yürüyüş yapın. Bu yürüyüşler bütün eklemlerinizi ve adalelerinizi çalıştıracak, kendinizi zinde hissetmenizi sağlayacaktır.  

- Sigara, alkol kullanmayın.

- Mümkün olduğunca müspet düşünün ve olayların iyi yönlerini görmeye çalışın.

- Zamanı güzel ve faydalı şekilde değerlendirin. Resim yapmak, müzik aleti çalmak, koleksiyon yapmak gibi hobilerle meşgul olun. Herşeyin süratle değiştiği günümüz dünyasında öğrenmenin sonu yoktur. İnsanı genç, dinç ve azimli tutan en iyi şey öğrenme çabasıdır. Sosyal faaliyetlerde bulunmak insanı hayata bağlar.

- İnançlı olmanın sağlık açısından sayısız faydaları vardır. İnançsız insan rüzgârla sürüklenen ve sonu ne olacağı bilinmeyen yaprağa benzer.

- Namaz kılmak günlük sıkıntılardan kurtulmak ve rahatlamak için en iyi yöntemdir. Gayri müslimler de yoga, meditasyon gibi yöntemlerle rahatlamaya çalışırlar.

- Müzik dinleyin, sevdiğiniz ve sizi ruhen dinlendirecek müzikleri evinizde daima çalın. Televizyonda hoşlandığınız mevzuları takip edin.

Neticede, beslenmenize dikkat eder, dengeli ve düşünerek yaşarsanız uzun ömürlü olabilir, en önemlisi, ömrünüzü sağlıklı ve zinde geçirebilirsiniz. Ağrılarla ve hastalıklarla geçen uzun bir ömrü kimse istemez.