Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi

Türkiye'nin ilk tıbbi bitkiler bahçesi
ekosistemimizin farkına varmak için fırsat sunuyor..

Kimyasal katkısız yetişen 700'ü aşkın tıbbi bitki,
sera, herbarium, laboratuar..

Ev tıbbı seminerleri, atölye çalışmaları,
çocuk programları, staj imkanları, yayınlar..

Geçmişle bugünü buluşturan
geleneksel tıp festivali..

Biyoçeşitliliğin korunup geliştirilmesine,
tıbbi bitkilerin etkin ve güvenli kullanımına katkı..

Arş.Gör. Almıla Çiftçi
İstanbul Üniversitesi Botanik Programı

Sosyal hayat, “bireyin, etrafındaki diğer bireyler veya topluluklarla olan kişisel ilişkileri” olarak tanımlanmaktadır. Öyleyse herhangi bir canlının sosyal hayatının olabilmesi için etrafı ile ilişki içinde olması gerekiyor.

Bir ormanda aynı türden ağaçlar birbirleri ile yardımlaşırlar. Hattâ güçlü ağaçlar hasta olanları besler ve zor zamanları atlatmalarına yardımcı olur. Bunun iki sebebi vardır. aynı şeyin ileride kendi başına da gelebilecek olması ve ağaçların hava değişimlerinden hoşlanmamasıdır. Orman, kendi içinde bir mikroiklim yaratarak hava değişimlerini en aza indirir. Orman ne kadar güçlüyse ağaçlar o kadar rahat olacaktır. 

Mantarlarla kurulan ilişkilerle ağaçlar arasında bir şeker alış verişi sağlanır. Bazı yaşlı ağaçlar öldükten sonra bile beslenmeye devam eder, bu da akrabalık ilişkisi ve bencil olmamakla ilgilidir. Bitkiler akrabalarını tanır ve onlara diğer bitkilere olduğundan daha yardımsever davranırlar. Aynı anneden ve farklı annelerden gelen tohumlarla yapılan çalışmalarda, aynı anneden gelen bireylerin birbirlerinin büyüme hızına göre kendilerini ayarladıkları ve rekabete girmedikleri görülmüştür. Farklı anneden fakat aynı türden bitkiler de bir dereceye kadar birbirlerine tolerans gösterirler. Farklı türlerin ekildiği kontrol grubunda ise rekabetin en üst düzeyde olduğu gösterilmiştir.

Kayın ağaçlarında gözlenmiş bir olay da anne bitkinin uzamak için çok istekli olan genç çocuklarını baskılayarak yavaş büyümeye zorlamasıdır. Çalışmalar göstermiştir ki, çok hızlı büyüyen kayın ağaçları çok daha kısa ömürlü olmaktadır, çünkü odunlarında daha fazla boşluk vardır ve bedenleri daha dayanıksızdır. Rekabet gibi görünen şey aslında gelecek nesilleri doğru yetiştirme çabasıdır.

Bitkilerin savunma sistemlerinde çoğunlukla kimyasal silahlar bulunur. Beslenmeye gelen otçul için özel maddeler üreterek yapraklarını iştah kaçırıcı, hazmı güç, zehirli hale getirir ve kendileriyle beslenenleri uzaklaştırır. Yakınlardaki bitkileri de aynısını yapması için uyarır. Bazen çiçek dışı nektarlarla ödeme yaptığı paralı askerler de tutar. Bunun en bilinen örneği bakla’dır. Uyuz böceklerinin (Tetranychus urticae) saldırısı başladığında, bu böceklerin doğal düşmanı olan bir başka böceği (Phytoseiulus persimilis) yardıma çağırır.

Hayvanlarla olan iletişimdeki bir amaç da polen ve tohum gibi değerli materyalin taşınmasıdır. Bitki tozlaşmasını devasa bir pazar olarak düşünebiliriz. Her pazarda olduğu gibi bu pazarda da dürüst ve hilekar satıcılarla karşılaşırız. Örneğin bazı bitkiler nektarla dürüst bir ödeme yaparken, özellikle bazı orkide türlerinin (Ophrys apifera gibi) çiçekleri çiftleşmeye hazır dişi arının kokusunu taklit eder, ancak vaat ettiklerini asla vermez.

Bitkiler son derece sosyal ve konuşkan canlılardır. Ancak kültür bitkileri iletişim yeteneklerini kaybetmiştir. Doğal olmayan seçilimle, daha büyük meyveler ve daha verimli bitkiler karşılığında konuşma yeteneklerini ellerinden aldık.

 

Kaynaklar:

Dicke M. et al. Jasmonic Acid and Herbivory Differentially Induce Carnivore-Attracting Plant Volatiles in Lima Bean Plants. Journal of Chemical Ecology 25 (1999): 1907-22.

Dudley S, File AL. Kin Recognition in Annual Plant. Biology Letters 3 (2007): 435-38.

Callaway RM, Mahall BE. Family Roots. Nature 448 (2007): 145-47.

Mancuso S, Viola A. Bitki Zekası, Yeni İnsan Yayınevi, 2016.

Wohlleben P. The Hidden Life of Trees, 2016.